ŞEHİR KONFERANSLARINA PROF. DR. YASİN AKTAY KONUK OLDU

16.04.2012

 

Necmettin Erbakan Üniversitesi, Konya Büyükşehir Belediyesi ve TYB Konya Şubesi’nin ortaklaşa düzenlemiş olduğu ‘Şehir Konferansları’ programına Stratejik Düşünce Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay ‘Şehir ve Toplum’ konulu konferansını gerçekleştirmek üzere katıldı. Yasin Aktay, insan ile şehrin aynı kapsamda olduğunu belirterek, “İnsana dair her şeyi şehir kapsamına alabiliriz. Sosyal bir varlık olan insanın ihtiyaçlarını en iyi şekilde gerçekleştirdiği yer şehirdir. Şehir insanların en mükemmel yaşama alanı olan yerlerdir. İnsan köy hayatına göre ihtiyaçlarının hepsini şehirde daha iyi gerçekleştirebiliyor, sosyal aktivite alanları şehirlerde bol olduğu için sinemasından, tiyatrosuna, gezisinden aklımıza gelebilecek her türlü faaliyetlerini rahatlıkla gerçekleştirebiliyor” dedi.

İNSANLAR DAİMA TOPLUM HALİNDE YAŞAMIŞTIR

İnsanların en ilkel zamandan beri şehirlerde yaşadıklarını belirten Aktay, “Şehirde yaşamayan insan topluluğuna tarihin hiçbir evresinde rastlanmamıştır. Bazı filozoflar insanların eskiden ailesiz olarak, sınırsız ve şehirsiz olarak yaşadıklarını yazmışlardır. Bunları kitaplarda çokça okuduk. Özellikle batı toplumlarının önde gelen filozoflarından bazıları eski insanların aile ortamı oluşturmadan, cinsel istekleri doğrultusunda bir arada serbestçe yaşadıklarını iddia etmişler, bunları yazmışlardır ama bunların geçerliliği hiçbir zaman ispat edilememiştir. İnsanların en eski yaşam merkezlerinden birisi olan Çatalhöyük’te de yapılan kazılar sonucunda insanların toplu halde yaşadıkları ortaya çıkmıştır” diye konuştu. Peygamberimizin de şehir hayatını tavsiye ettiğini söyleyen Prof. Dr. Yasin Aktay, “Peygamberimizde ortak yaşamayı, insanların hukuk içerisinde bir arada yaşamasını tavsiye etmiştir. Kendisi de Medine şehrini kurmuştur. Müslümanlar her zaman şehir kuracaklarında Medine’yi örnek almaya çalışmışlardır. Medine dinin en iyi yaşandığı yer anlamına da geldiği için insanlar bu şehri her zaman örnek almışlardır” ifadelerini kullandı.

BİRBİRİMİZE HER ZAMAN MUHTACIZ

Köy hayatı ile şehir hayatını da kıyaslayan Aktay, “Köy hayatı basittir. İnsanlar kendi işlerini kendileri yaptıkları için başkaları ile hukuklarını geliştirmemişlerdir. Bazı sosyologlar köyü solucana, şehri de insan vücuduna benzetirler. Solucanı herhangi bir yerinden kestiğiniz zaman kendisini tekrar yenileyebilir. Ama insan vücudundan bir organı kestiğiniz zaman o organ kendisini yenileyemez. Buda insanların şehirde tek başlarına yaşayamayacaklarını bir kez daha kanıtlayan durumlardan biridir” dedi. Şehirlerde yalnızlaşmaya gidildiğini vurgulayan Aktay, “İnsanlar hayatlarını geçindirebilmek için fırıncılık, tekstil, sanayi, meyvecilik, öğretmenlik gibi çeşitli meslekleri yapmaya başladılar. Bu durum sonucunda da toplum içinde yaşayan insanlar birbirlerine muhtaç hale geldiler. Öğretmen fırıncının çıkarmış olduğu ekmeğe muhtaç iken, fırıncı da çocuğunu okutması için öğretmene muhtaç haldedir. Bu durumda insanların birbirlerine sürekli borçlu olduklarını ve bu borcu da dönüşümlü olarak ödediklerini gösteriyor” diyerek sözlerini tamamladı.

Programın sonunda rektör yardımcımız Prof. Dr. Tahir Yüksek katılımlarından dolayı Prof. Dr. Yasin Aktay’a çini tablo takdim etti.

Paylaş
HABERLER