Abdülhak Şinasi Hisar, insanla güzel sanatlar arasındaki ilişki biçimini üç sözcükle tanımlıyor:

Görmek, sevmek, hissetmek.

Görmek için gereken: “terbiye edilmiş gözler”

Sevmek için gereken: “insiyaki bir görenek yahut şuurlu bir milli kültür”

Hissetmek için gereken: “bir nevi ihtisas”

                                 “Abdülhak Şinasi HİSAR” (1933)

 

 

“Sanat evrensel bir dildir, sanatçı ise bu dilin kullanıcısıdır”

Sanat tüm insanlığın mahsülüdür. Geçmişinden beslenerek geleceğine ışık tutan tüm estetik değerleri ifade eden sanat, toplumların sosyo-kültürel açıdan var olmalarını sağlayan önemli bir olgudur. Günümüzde; sanatın, sanat eserinin ve sanatçının sorgulandığı bir kaos ortamında yaşamaktayız. Bu kaos ortamından çıkabilmemizin tek yolu, nitelikli çağdaş düzeyde sanat eğitiminden geçmektedir.

Sanat eğitimi, hem teorik hem de pratik motivasyonların birbirini tamamlayan bir bütünün parçaları gibi düşülmesi gerekir. Çağdaş sanat eğitiminde teorik ve pratik açıdan donatılan birey, sanatın var olma sürecinde etkin rol oynayacaktır. Sanatçının görevi sadece sanat eseri üretmek değildir. Sanatçı, üretilen sanat eserlerinin topluma ulaştırılması noktasında bir köprü görevi üstlenmektedir. Bu denli önemli görevi üstlenecek sanatçıların yetiştirilmesi noktasında fakültemiz ve bünyesinde yer alan resim bölümümüz, her türlü imkanı sağlamak amacı ve gayretindedir.